14 Haziran 2013 Cuma

OLASILIKSIZ, Adam Fawer

2007 yılının Temmuz ayında bir kitapçıda beklerken elime alıp kafamı kaldırdığımda 60 sayfa okumuş halde kendime gelmiştim. Gerek popüler olan kitaplara ön yargımdan, gerekse kitap alışverişimi sanal alemde yapıyor oluşumdan, kitabı rafa bırakıp çıkmıştım. Demek o zamanlar beyin hücrelerimin büyük bir kısmı hala yerindeymiş. Şimdi ilk 60 sayfayı o kadar hızla geçemedim. Elimdeki kitaba, bizim evin mütevazi kütüphanesinin müdürünün attığı tarih Nisan 2010. Kitabın popülaritesinin azalması ve kanımın tekrar ısınması epey zaman almış. Sipariş vermiş, almışım ama okumak için S.'nin bitirmesi ve beğenisini dile getirmesi gerekiyormuş.
Özel sürmenaj durumumdan kaynaklı olarak, kısa aralıklarla mizansen değiştiren kitaplara adapte olmakta zorlanıyorum. Açık söyleyeyim kitap için "müthiş" diyemem. Yazıldığı tarihten bu yana çok sayıda "parapsikoloji" temelli kitap yazılmış ve dizi çekilmiş olduğundan olabilir. Fringe seyreden bir insana  konu sıradan bile gelebilir. Evet akıcı bir dille, sıkmadan, tatlı tatlı detaylarına kadar anlatmış durumları, kişileri ve hatta kokuları ama itiraf ediyorum bir çok fizik teorisi bölümünü atladım. Olasılık hesaplarının doğru olup olmadığını da deli gibi merak ediyorum.
S.'nin aksine ben kitabın bittiğini düşünüyorum. Hatta adam "SON" diye gereksiz bir eski Türk  filmi tadı bile katmış.
Özetle benim açımdan, birçok kitap gibi hakkında söylenen koskocaman sözleri karşılamasa da, zevkle, merakla bir çırpıda okunabilecek sürükleyici bir roman.

E.


Olasılıksız
Adam Fawer
Türkçesi: Şirin OKYAYUZ YENER
A.P.R.I.L Yayıncılık, 2006, 472 sayfa

11 Haziran 2013 Salı

DÖNMEK MÜMKÜN OLSA, Marc Levy

Dönmek mümkün olsa gerçekten, yaşadığımız anlardan şuanda aldığımız hazzı alır mıydık? Aslında yaptığımız bazı 'yanlışlar', kırdığımız bazı potlar için ah keşke demişliğimiz vardır.. Ya da sevdiğimiz birini kaybedince keşke ile başlayan ve devamında 'daha çok vakit geçirebilseydik', 'zaman ayırsaydım' gibi cümleler üşüşür beynimize..

Marc Levy yine çok güzel heyecanlar yaşattı bana. Son 3-4 sayfasına kadar da heyecanı dorukta tutmayı başardı. Ve sonunda şaşırtmayı da ihmal etmedi.

Arka arkaya Marc Levy kitapları okuyunca, aynı 'aile' tarafından sarıp sarmalanıyormuşsun gibi geliyor bana. Sevgili yazarımızın hayal gücünün katlanarak genişlemesini ve daha çok kitap yazarak bizleri hayal dünyasına davet etmesini temenni ediyorum:)

E.'nin arka kapak konusunda daha önceden söylediklerine katıldığımı belirtmiştim. Okunmamalı! Bu kitabı da okumadan önce arka kapağa bakmadım bile. Okuduktan sonra bakınca doğru bir karar olduğunu yine gördüm. Kitabın gizemine balta vuruyor.

Bir de merak ediyorum, bir görüşte aşk mümkün mü diye.. Ne dersiniz?

S.


Dönmek Mümkün Olsa
Marc LEVY
Çeviri: Can Belge
Can Yayınları, Mart 2013, 292 sayfa

23 Mayıs 2013 Perşembe

KIRDIĞIMIZ OYUNCAKLAR, Sunay AKIN

Tuttu elimden, çocukluğumun geçtiği sokaklara götürdü beni.. Müdavimi olduğum oyuncakçı dedenin dükkanında buldum kendimi. Dedenin yüzü gelmese de aklıma ondan çatapat, torpil, ve bir ara popüler olan davuluna vuran tavşan aldığımı hatırladım. Aa, bir de ufak, ucu küt metal, arkası plastik füze şeklinde bir oyuncak vardı. Ucuna minik mavi şeylerden takıp havaya atardık. Yere düşünce patlardı. Ne büyük mutluluktu! Oyuncakçı dededen oyuncak almakla yetinmemiştim. Ona oyuncakların bir kısmını ver de pazarda satayım diye teklif götürmüştüm:) Kabul etmişti.. Bu o yıllardaki ilk ticari girişimim değildi aslında:) Renkli elektrik kablolarından bileklik ve kolye yapıp turistlere sattığımı da hatırlıyorum.. Bu kadar küçük yaşta başlayan ticaret hayatım, bu yıl oyuncak ve kitap raflarını düzenlemekle devam edecek mi sence E.?

Sunay Akın aldı götürdü beni mutlu, güzel günlere.. Bu seneki doğumgünümde İstanbul Oyuncak Müzesi'nde tesadüfen karşılaştık kendisiyle. Müzenin yakınında oturan arkadaşım 'kaç defa gittim ben hiç karşılaşmadım!' sözleriyle onore etti beni:) Aldığım bu kitabını, oğlum adına imzaladı. En güzel doğumgünü hediyesi oldu bana.

Oyuncaklarla bezenmiş kısa öykülerden oluşan bu kitabı kısa sürede, bir solukta okudum. Bir yaz günü, Antalya'da bir otelde, yine tesadüfen tek kişilik gösterisini dinlediğimde aldığım hazzı aldım kitaptan. Çok özel öyküler seçilmiş. Kitabı okurken sanki karşımda Sunay Akın var ve bana kitaptaki öyküleri anlatıyormuş hissine kapıldım..

Hayatımızda tesadüfen kaşılaştığımız güzel insanların artması dileğiyle..

S.

KIRDIĞIMIZ OYUNCAKLAR
Sunay AKIN
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 2009, 184 sayfa

9 Mayıs 2013 Perşembe

KAZANAN YALNIZDIR, Paulo COELHO

Bazen ikinci bir fırsat vermek iyidir diyeceğim ama bu durumda bunu söylemek çok doğru değil sanırım. Bir yazarın biyografisini beğenmemek kendi eserlerini de beğenmeyeceğim anlamına gelmez diye böyle diyorum. Buradaki yazımda belirttiğim gibi Fernando Morais'in kaleme aldığı biyografiyi maalesef yarım bırakmıştım.    

Bir Ordu seyahatim sırasında elimdeki Marc Levy kitabı bitince, paketi bitmiş sigara tiryakisi gibi kendimi sokağa atıp kitapçı aramıştım. Bulduğum kitapçıda Marc Levy olmamasının hayalkırıklığını 'nasıl olmaaaz' diye kızarak yaşarken karşıma Paulo Coelho çıktı. Hiç yoktan iyidir diyerek kitap açlığımı giderdim:) 

Elimde uzun süre sürünmeyi hiç haketmediği halde, kitabı uzun sürede bitirebilmiş olmanın ezikliği içimde.. Konusunun akıcılığı sardı sarmaladı beni. Biraz sorgulattı bazı şeyleri.. Biraz 'demek böylemiymiş' dedirtti.. Biraz 'hiç böyle bakmamıştım' diye şaşırttı.. 'Yok artık!' dedirtti.. 'Kim yapar böyle bir şeyi' diye hayretlere sürükledi..

Anladım ki, Paulo Coelho ile daha çok buluşma duraklarımız olacak.

S.

Kazanan Yalnızdır
Paulo Coelho
Çeviri: Celal Üster
Can Yayınları, 2009, 384 sayfa 

6 Nisan 2013 Cumartesi

DÖNMEK MÜMKÜN OLSA, Marc Levy

Hayat bazen rutinleşir. Her şey birbirinin tekrarı, her yer bildik, tanıdık gelmeye başlar. Bir mola verip yeni bir yeri keşfetmeye koyulursunuz. Orada eski bir dosta rastlarsınız. Aradan ne kadar zaman geçmiş olursa olsun eski zamanların heyecanıyla sohbet edersiniz. O uzun ara hiç verilmemiş gibi...
İşte bu kitabın bende uyandırdığı hisler bunlar...
Özlediğim, heyecanlandığım bir buluşma oldu. Bir an önce bitirmek için yanıp tutuştuğum, aşkla okuduğum, bitmesin ne olur diye okumaya kıyamadığım...
Ankara sokaklarında, otobüs duraklarında, metroda nasıl heyecanla okuduysam merakla konusunu soran bile oldu.
Marc Levy'nin bir önce okuduğum kitaplarının bende yarattığı  -görece- hayal kırıklığına yenik düşmeden, yazarın yüksek kredisine bir şans daha tanıdım ve ilk okuduğum kitaptaki lezzeti yakaladım.
Roman boyunca yazar eski kitapları okuyanlara göz kırpıyor. Bunun yanında insanlık tarihin utanç dolu bir dönemine de değiniyor. Kitabın konusundan bahsetmeyeceğim. Sürprizleri severim. Kendime verdiğim sözü tutup arka kapağı okumadığıma bir kere daha şükrettim. Herkese de hararetle tavsiye ederim. Kitapların ön sözlerini, arka kapak yazılarını okumayın. Kitaba ve kendinize bir şans verin. Yayıncılık işine ilişkin yeni bir soru daha düşünmeye başladım. Bu kitapların arka kapak yazılarını kim yazıyor? Sinema çıkışlarında filmin sonunu söyleyen muhterem insanlar mı!? 
Kapak yazısını kitap bittikten sonra okumanın verdiği mutlulukla, yazarın bir sonraki romanını beklemeye koyuldum bile...

E.


Dönmek Mümkün Olsa
Marc LEVY
Çeviri: Can Belge
Can Yayınları, Mart 2013, 292 sayfa