d&r ve idefix'in çok okunan listelerinin farklılığına şaşırdığım bir günde rastladım kitaba. Meğer daha önce bir arkadaş sohbetinde içeriği hakkında konuşmuşuz ama adının bu olduğunu hatırlamadım. Meğer ne çok seveni varmış nedenini anlayamadım. Porno sektörüne delicesine karşı olan ben, nasıl oldu da böyle bir kitap aldım, kimse inanamadı. Belki bakamadığım bir açıdan gösterebilir bana porno dünyasını dedim ama olmadı.
Bir karışık romandan soluk almak için bu romana başlamıştım.Bu da onu aratmadı sağ olsun. Her bir bölümü farklı kişilerin dilinden anlatılan romanları bir solukta okumak için dingin ve huzurlu bir dönemde başlamak lazımmış. O da bizim diyarlara bu aralar pek uğramıyor.
Romanın konusu kitabın arka kapağında anlatılıyor. 40. sayfada roman çözülmüş gibi bir imaj veriliyor. 90. sayfada "senin anladığını herkes anlar sazan" diyor yazar ve çözümünüz çözümsüz kalıyor. Son saniyeye kadar sürpriz var.
Romanları meşhur edenler biraz da sansasyonları mı diye düşünmekten alamıyor insan kendini. Çevirmen ve yayın evinin genel müdürüne dava açılmış. Elbette çok acı, insanların üç yıldan fazla zamandır, yazdıkları yüzünden tutuklu bulundukları bir ülkede yaşamak böyle bir şey.Bu kitap özelinde bence bu yargı süreci satışa olumlu yansımış.
Romanı okurken -ki oldukça uzun sürdü kısacık romanı okumam ama bu tamamen benim içinde bulunduğum dönemden kaynaklanıyor- en çok kullandığım cümle kalıpları, "yok artık" "hay senin yeraltı edebiyatına" "ay daraldım, şimdi bayılacağım" oldu.
Bu kitabı okumasaymışım, eksik kalmazmışım herhalde. Şimdi kitabı başyapıt ilan eden arkadaşlar kızacak ama hani oğlum da belli bir yaşa gelinceye kadar -korkarım o yaş çok uzak olmuyor bu çağda-, olur da eline geçer diye, rafların arka sırasında durmasına özen göstereceğim bir kitap.
E.
Ölüm Pornosu
Chuck Palahniuk
Ayrıntı Yayınları, 192 sayfa, 2011
Çeviri : Funda Uncu
1 Aralık 2011 Perşembe
26 Kasım 2011 Cumartesi
MAVİ ELBİSELİ ŞEYTAN, Walter Mosley
Polisiye kitapları sevmeme, sağolsun, Ahmet Ümit neden olmuştur. D&R'da Can Yayınları'nın kitaplarının 4 TL olduğunu görünce aldığım kitaplardan biri de Mavi Elbiseli Şeytan'dı. Polisiye dizi diye tanıtıldığından dolayı, bir çırpıda okuyacağım, sürükleyici, heyecan verici bir kitaptır diye düşünerek almıştım. Beklentilerimi çok fazla karşılamadığını söylemem gerekiyor. Okurken, aklımdan bu kitap tam da film tadında diye düşündüm. Sinemalarda oynasa gitmeyeceğim tarzda bir film olurdu diye de ekledim. Ya da önce oyuncularını gözden geçirir ve fikrimi ona göre değiştirebilirdim:) Gerçi internetten bakınca kitabın filminin de yapıldığını gördüm. Teşhisim yanlış değilmiş:)
Kitapta siyahi karakterlerin konuşmalarının bazı yerlerini bozuk bir türkçeyle çevirmeleri beni rahatsız etti. Konuşmaların bozuk bir ingilizce aksanla yapıldığını vurgulamak için yapılmış sanırım.
Bunların yanı sıra, siyahilerin, beyazların dünyasında (!) yaşarken hissettikleri ezikliğe de oldukça yer verilmiş.
Kitapta siyahi karakterlerin konuşmalarının bazı yerlerini bozuk bir türkçeyle çevirmeleri beni rahatsız etti. Konuşmaların bozuk bir ingilizce aksanla yapıldığını vurgulamak için yapılmış sanırım.
Bunların yanı sıra, siyahilerin, beyazların dünyasında (!) yaşarken hissettikleri ezikliğe de oldukça yer verilmiş.
S.
Mavi Elbiseli Şeytan
Walter Mosley
Can Yayınları, 232 sayfa, 1998
Çeviri: Püren Özgören
Çeviri: Püren Özgören
31 Ekim 2011 Pazartesi
UÇURTMA AVCISI, Khaled Hosseini
26 Ekim 2011...
Ankara'dan Trabzon'a seyahatim sırasında, kitaba kaldığım yerden devam ettim. Kitaptaki kahramanlardan birinin öldüğü yerde kitaba mola verip, yapılacak işlerimin peşinden gittim. Aynı günün akşamında, aynı acıyla sarsılacağımdan bihaberdim kitap ayıracını kaldığım sayfaya koyarken...
Çok satanlar listesinden genelde uzak durmayı tercih ederim. D&R'in, cep kitaplarındaki 2. kitaba %50 indiriminin cazibesine kapılıp, 2. kitap olarak almıştım Uçurtma Avcısı'nı. Kitap, 'çok satanlara yaklaşmama' ön yargımı yerle bir etmeme yardımcı oldu. Oldukça etkileyici ve sürükleyici bir şekilde kaleme alındığını söylemeliyim. Afganistan'da yaşanan acıları bir nebze de olsa anlamanızı sağlıyor. Konusu beni derinden etkiledi. Okumanızı içtenlikle öneririm.
Gökyüzündeki uçurtmalar beni bundan sonra gülümsetir mi yoksa derin bir hüzne gömülmeme mi neden olur göreceğim...
S.
Uçurtma Avcısı
Khaled Hosseini
Everest Yayınları, 440 sayfa, 2011Çeviri: Püren Özgören
14 Ekim 2011 Cuma
SUÇ, Ferdinand Von Schirach
Hayatımın ilerisi ile ilgili kararlar verme aşamasında, bu kitabın ilgimi çekmesi çok normal aslında. İdefix'in çok satılanlar listesinde görünce aldım hemen. Kitapta toplam 11 hikaye var. Alış amacımı pek tatmin etmedi aslında. "Bir ceza avukatından gerçek hikayeler" olunca daha çok dava sürecine ilişkin bir şeyler bekliyordum. Genellikle müvekkillerinin hikayelerini anlatmış.
Kitabın ilk dört hikayesinde hem biraz sıkıldım, hem de bahsi geçen kişilerin yabancı uyruklu oluşları beni biraz hayal kırıklığına uğrattı. Elbette kötü olarak bahsetmiyor bu insanlardan hikayelerin içinde ama bende "bu yabancı uyruklular olmasa Almanya ne sakin bir yer olacak" gibi bir düşünce izlenimi verdi. Benim kuruntum olması ihtimali yüksek ama saklamayayım, eşime "Neden Almanya'da 600.000 sattığı belli oluyor" demişliğim var.Fakat beşinci hikayede öyle bir mesleki beceriyle müvekkilini tam tabiriyle "ipten alıyor" ki, ağzım açık kaldı. Kitap benim için zevkli hale geldi.
Benim mesleki açıdan ilgimi çekmiş olmakla birlikte Türk halkı için zayıf bir kitap diyebilirim. Biz millet olarak bu hikayelerin çok daha "akıl almaz"larına alışkınız. Kitabın okunmasındaki en büyük fayda okuyanı, "suç nedir?, suçlu kimdir?, suçu işleyen suçlu mudur?" sorgulamalarına yöneltmesi olabilir.
İyi vakit geçirmek, Alman ceza yargısına ilişkin fikir sahibi olmak isterseniz okumanızı tavsiye ederim. Okumazsanız da çok şey kaçırmış sayılmazsınız.
E.
Suç
Ferdinand Von Schirach
Almancadan Çeviren: Itır ARDA
NTV Yayınları, Mayıs 2011 (3.baskı), 200 sayfa
13 Ekim 2011 Perşembe
BANA BİR ŞİİR OKU Hamriyanım, Habib Bektaş

Kitapçıda indirimli kitaplara hızlı bakarken gözüme Habib Bektaş ismi takılınca alınacakların arasında yerini aldı. Daha önceden bir kitabını okuyup beğendiğimi hatırladım ve aldım. Meğerse daha önceden okuduğum kitap buymuş:) Kitabın sayfaları okudukça tanıdık gelince anladım. Yine de tam hatırlamadığımdan okuyup bitirmeye karar verdim.
Fatma, cesur bir anadolu kadını. Tek başına atlayıp, köyünden Almanya'ya gidiyor. İş bulup çalışıyor. Kaldığı evin şartları pek hoş değil. Sonra bir gün komşusu Alman bir gence aşık oluyor ve hayatı 'renkleniyor'. Fatma'nın kimsesi yok ama Hamriyanım'ı var; gelinlik giymiş bir taş bebek. Her şeyini onunla paylaşıyor Fatma. İş yerinde de Naci Ustası var. Biraz da olsa güvenebildiği. Okuma-yazma ve Almanca bilmemesi hayatını zorlaştırıyor Fatma'nın.
Almanya'ya ilk giden büyüklerimiz kendilerini 'korumak' adına sanırım Türk mahalleleri oluşturup değişime direnç göstermişler. 10-15 yıl yurt dışında olup da, bulunduğu ülkenin dilini nasıl öğrenmezsin aklım almıyor! Neyse konuyu dağıtmayalım.
Kitabın sonu etkileyiciydi. Değişik tarzdaki bu kitabı okumanızı öneririm.
S.
Bana Bir Şiir Oku Hamriyanım
Habib Bektaş
Can Yayınları, 1999 (2. Basım), 240 sayfa
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


