25 Aralık 2011 Pazar

BİN MUHTEŞEM GÜNEŞ, Khaled Hosseini


Khaled Hosseini ile ilk kez, yazarın da ilk kitabı olan Uçurtma Avcısı kitabında tanıştım. D&R'ın cep kitaplarında yaptığı kampanya sağ olsun:) Çok keyif alarak okuduğum bu kitaptan sonra yazarın ikinci bir kitabı daha olduğunu öğrenince, hemen onu da alıp okudum. 
'Bin Muhteşem Güneş' başlığı oldukça çekici ve ilginç geldi bana. Kitabın kapağında yazan 'Tüm dünyada inanılmaz bir başarı yakalayan Uçurtma Avcısı'nın yazarından...' kelimesinin bana çok itici gelmiş olması, kitabı satın almama bu defa engel olamadı.
Dürüst olmak gerekirse, ilk kitapta aldığım tat bunda biraz daha azdı. Yine de sürükleyici ve akıcı bir konusu var kitabın. Sıkıldığımı söyleyemem. Her kelimesini ilgiyle okudum. Fakat ilk kitaptaki adrenalin daha yüksekti. 
Yazar ülkesinden uzakta yaşadığından, ülkesi burnunda tütüyor olsa gerek. Zira, Khaled Hosseini her iki kitabında da Afganistan'ı işlemiş ve yurduna olan özlemi her bir kelimeye sinmiş. 
Özetle, hazır yılbaşı da gelmişken, sevdiklerinize keyifle okuyabilecekleri Khaled Hosseini'nin her iki kitabını da set olarak hediye edebilirsiniz:) 

S.

Bin Muhteşem Güneş
Khaled Hosseini
Everest Yayınları, 488 sayfa, Kasım 2011 (21. basım)
Çeviri: Püren Özgören

1 Aralık 2011 Perşembe

ÖLÜM PORNOSU, Chuck Palahniuk

d&r ve idefix'in çok okunan listelerinin farklılığına şaşırdığım bir günde rastladım kitaba. Meğer daha önce bir arkadaş sohbetinde içeriği hakkında konuşmuşuz ama adının bu olduğunu hatırlamadım. Meğer ne çok seveni varmış nedenini anlayamadım. Porno sektörüne delicesine karşı olan ben, nasıl oldu da böyle bir kitap aldım, kimse inanamadı. Belki bakamadığım bir açıdan gösterebilir bana porno dünyasını dedim ama olmadı.
Bir karışık romandan soluk almak için bu romana başlamıştım.Bu da onu aratmadı sağ olsun. Her bir bölümü farklı kişilerin dilinden anlatılan romanları bir solukta okumak için dingin ve huzurlu bir dönemde başlamak lazımmış. O da bizim diyarlara bu aralar pek uğramıyor.
Romanın konusu kitabın arka kapağında anlatılıyor. 40. sayfada roman çözülmüş gibi bir imaj veriliyor. 90. sayfada "senin anladığını herkes anlar sazan" diyor yazar ve çözümünüz çözümsüz kalıyor. Son saniyeye kadar sürpriz var.
Romanları meşhur edenler biraz da sansasyonları mı diye düşünmekten alamıyor insan kendini. Çevirmen ve yayın evinin genel müdürüne dava açılmış. Elbette çok acı, insanların üç yıldan fazla zamandır, yazdıkları yüzünden tutuklu bulundukları bir ülkede yaşamak böyle bir şey.Bu kitap özelinde bence bu yargı süreci satışa olumlu yansımış.
Romanı okurken -ki oldukça uzun sürdü kısacık romanı okumam ama bu tamamen benim içinde bulunduğum dönemden kaynaklanıyor- en çok kullandığım cümle kalıpları, "yok artık" "hay senin yeraltı edebiyatına" "ay daraldım, şimdi bayılacağım" oldu.
Bu kitabı okumasaymışım, eksik kalmazmışım herhalde. Şimdi kitabı başyapıt ilan eden arkadaşlar kızacak ama hani oğlum da belli bir yaşa gelinceye kadar -korkarım o yaş çok uzak olmuyor bu çağda-, olur da eline geçer diye, rafların arka sırasında durmasına özen göstereceğim bir kitap.


E.




Ölüm Pornosu
Chuck Palahniuk
Ayrıntı Yayınları, 192 sayfa, 2011
Çeviri : Funda Uncu

26 Kasım 2011 Cumartesi

MAVİ ELBİSELİ ŞEYTAN, Walter Mosley

Polisiye kitapları sevmeme, sağolsun, Ahmet Ümit  neden olmuştur. D&R'da Can Yayınları'nın kitaplarının 4 TL olduğunu görünce aldığım kitaplardan biri de Mavi Elbiseli Şeytan'dı. Polisiye dizi  diye tanıtıldığından dolayı, bir çırpıda okuyacağım, sürükleyici, heyecan verici bir kitaptır diye düşünerek almıştım. Beklentilerimi çok fazla karşılamadığını söylemem gerekiyor.  Okurken, aklımdan bu kitap tam da film tadında diye düşündüm.  Sinemalarda oynasa gitmeyeceğim tarzda bir film olurdu diye de ekledim.  Ya da önce oyuncularını gözden geçirir ve fikrimi ona göre değiştirebilirdim:) Gerçi internetten bakınca kitabın filminin de yapıldığını gördüm. Teşhisim yanlış değilmiş:)
Kitapta siyahi karakterlerin konuşmalarının bazı yerlerini bozuk bir türkçeyle çevirmeleri beni rahatsız etti.  Konuşmaların bozuk bir ingilizce aksanla yapıldığını vurgulamak için  yapılmış sanırım. 
Bunların yanı sıra, siyahilerin, beyazların dünyasında (!) yaşarken hissettikleri ezikliğe de oldukça yer verilmiş.   

S.


Mavi Elbiseli Şeytan
Walter Mosley
Can Yayınları, 232 sayfa, 1998
Çeviri: Püren Özgören

31 Ekim 2011 Pazartesi

UÇURTMA AVCISI, Khaled Hosseini

26 Ekim 2011...
Ankara'dan Trabzon'a seyahatim sırasında, kitaba kaldığım yerden devam ettim. Kitaptaki kahramanlardan birinin öldüğü yerde kitaba mola verip, yapılacak işlerimin peşinden gittim. Aynı günün akşamında, aynı acıyla sarsılacağımdan bihaberdim kitap ayıracını kaldığım sayfaya koyarken...
Çok satanlar listesinden genelde uzak durmayı tercih ederim. D&R'in, cep kitaplarındaki 2. kitaba %50 indiriminin cazibesine kapılıp, 2. kitap olarak almıştım Uçurtma Avcısı'nı. Kitap, 'çok satanlara yaklaşmama' ön yargımı yerle bir etmeme yardımcı oldu. Oldukça etkileyici ve sürükleyici bir şekilde kaleme alındığını söylemeliyim. Afganistan'da yaşanan acıları bir nebze de olsa anlamanızı sağlıyor. Konusu beni derinden etkiledi. Okumanızı içtenlikle öneririm.
Gökyüzündeki uçurtmalar beni bundan sonra gülümsetir mi yoksa derin bir hüzne gömülmeme mi neden olur göreceğim...

S.


Uçurtma Avcısı
Khaled Hosseini
Everest Yayınları, 440 sayfa, 2011
Çeviri: Püren Özgören

14 Ekim 2011 Cuma

SUÇ, Ferdinand Von Schirach

Hayatımın ilerisi ile ilgili kararlar verme aşamasında, bu kitabın ilgimi çekmesi çok normal aslında. İdefix'in çok satılanlar listesinde görünce aldım hemen. Kitapta toplam 11 hikaye var. Alış amacımı pek tatmin etmedi aslında. "Bir ceza avukatından gerçek hikayeler" olunca daha çok dava sürecine  ilişkin bir şeyler bekliyordum. Genellikle müvekkillerinin hikayelerini anlatmış.
Kitabın ilk dört hikayesinde hem biraz sıkıldım, hem de bahsi geçen kişilerin yabancı uyruklu oluşları beni biraz hayal kırıklığına uğrattı. Elbette kötü olarak bahsetmiyor bu insanlardan hikayelerin içinde ama bende "bu yabancı uyruklular olmasa Almanya ne sakin bir yer olacak" gibi bir düşünce izlenimi verdi. Benim kuruntum olması ihtimali yüksek ama saklamayayım, eşime "Neden Almanya'da 600.000 sattığı belli oluyor" demişliğim var.Fakat beşinci hikayede öyle bir mesleki beceriyle müvekkilini tam tabiriyle "ipten alıyor" ki, ağzım açık kaldı. Kitap benim için zevkli hale geldi.
Benim mesleki açıdan ilgimi çekmiş olmakla birlikte Türk halkı için zayıf bir kitap diyebilirim. Biz millet olarak bu hikayelerin çok daha "akıl almaz"larına alışkınız. Kitabın okunmasındaki en büyük fayda okuyanı, "suç nedir?, suçlu kimdir?, suçu işleyen suçlu mudur?" sorgulamalarına yöneltmesi olabilir.
İyi vakit geçirmek, Alman ceza yargısına ilişkin fikir sahibi olmak isterseniz okumanızı tavsiye ederim. Okumazsanız da çok şey kaçırmış sayılmazsınız.

E.


Suç
Ferdinand Von Schirach
Almancadan Çeviren: Itır ARDA
NTV Yayınları, Mayıs 2011 (3.baskı), 200 sayfa