3 Mart 2012 Cumartesi

YORGUN ANILAR ZAMANI, Ayşe Sarısayın

Ben seçmedim bu kitabı; o bana geldi! Bir hastane odasında beklerken, camın önünde öylece duruyordu. Yanımdaki kişinin okunmayı beklenen kitabıydı aslında. Sonra elim gitti ve okumaya başladım. Okuduğum öyküler, yorgun bedenime ve ruhuma iyi geldi. 

Ayşe Sarısayın, güçlü kadınların yaşamlarından kesitler vermiş öykülerinde. Her biri yaşamla farklı kavgalar veren güçlü kadınlar onlar. 

Aslında öykü kitapları yerine romanları tercih ediyorum. Fakat bu kitaptaki öyküler hem diliyle hem de konularıyla hoşuma gitti. Güzel bir tat bıraktı. Acaba kadınların öykülerini içerdiğinden feministlik damarım mı tuttu?:) 

Ayşe Sarısayın Behçet Necatigil'in kızıymış. Bu kitabıyla da 2005 Sait Faik Öykü ödülü almış. İnternette dolaşırken yazarın web sitesine de rastladım; bir TIK. Bu sitede eleştirilere de yer vermiş.

Kitabın arka kapak yazısını da koymak istedim;

Sokaktan biri geçti az önce, karşı eve girdi. Rahatladım, daha erken, katlanamayız birbirimize. Koyu karanlıklarda belki, aynı yatakta bedenlerimizi sakınarak uyurken. Erken sabahlarda biraz, henüz uyku mahmurluğundan sıyrılmadan. Bayramlarda, zorunlu aile ziyaretlerinde, kısa sürelerde, ancak.
2004 Yunus Nadi Öykü Ödülü sahibi Ayşe Sarısayın, yeni öykülerini topladığı kitabı Yorgun Anılar Zamanı'nda yine kadın kahramanların arasında geziniyor. Masallar arasında büyüyen bir kız çocuğu, gördüğü mutlu evliliklerin bozulup dağıldığına tanık olmuş bir genç kız, kendi hüzünlü geçmişinden torununu sakınan bir anneanne ve evliliğini sürdürememiş kadınlar...
Ayşe Sarısayın, değerlerin sarsılmaya yüz tuttuğu toplumumuzda kadının ne olursa olsun ayakta kaldığını, kalabileceğini gösteriyor bize. Böylece biz bu hüzünlü ama dirençli kadınlarda mutlaka kendimizden bir şeyler buluyoruz.Yorgun Anılar Zamanı, ölçülü, şiirsel dili ve inandırıcı anlatımıyla Ayşe Sarısayın'ın öykü yolculuğunda yepyeni bir durak ve öykü edebiyatımızda iz bırakacak bir kitap.


Yazarın diğer kitaplarını da kütüphaneme yakın zamanda davet etmeliyim derken, genetik sanatta ne kadar etkili acaba diye geçiriyorum aklımdan...

S.

Yorgun Anılar Zamanı
Ayşe Sarısayın, Can Yayınları, 144 sayfa

18 Şubat 2012 Cumartesi

BEYAZ ELDİVEN SARI ZARF, Celil Oker

Ben tam bir Celil Oker hayranıyım. Şu anda baskısı bitmiş bütün romanlarını da okudum. Ünlü karakteri Remzi Ünal, çok sevdiğimiz, saygı duyduğumuz arızalı bir özel dedektiftir. Kafası herkesinkinden farklı çalışır. Uzun zamandır yazarın yeni bir kitabını okumamıştım.Bu kitapta sekiz öykü bulunuyor. Bana göre öykülerden sadece bir tanesi eski romanların lezzetine yakın. Sanki mecburen yayınlanmış veya 'karaladıklarımı toparlayıp bir kitap çıkarayım' düşüncesiyle basılmış gibi bir izlenim uyandırdı bende.
Özetle, bir gecede okuduğum, yenisinin çıkmasını sabırsızlıkla beklediğim Celil Oker kitaplarını özlemle anıyorum. Daha önce yazarı okumamış kişilere, tanışmak için bu kitapla başlamamalarını öneriyorum. Büyük hayal kırıklığı olabilir.
Eski romanların yeni basımlarının en kısa zamanda yapılması umuduyla...

E.


Beyaz Eldiven Sarı Zarf
Celil Oker
Altın Kitaplar, 174 sayfa, Eylül 2011 (1. Basım)

15 Şubat 2012 Çarşamba

TEK VE TEK BAŞINA TÜRKAN, Ayşe Kulin

Türkan... 
Ayakları yere sağlam basan ve ne istediğini tam olarak bilerek yaşamış, güçlü bir kadın o. 
Hedefine kilitlenip, istediklerine ulaşmış biri o. 
Ayakta alkışlanması gereken ve örnek alınması gereken bir kadın o.  
Hangi sınıftan olursan ol, kadının yeri kocasının ve çocuklarının yanıdır; öncelik onlar olmalıdır diyen bir toplumda yaşamış ve bu tabuya baş kaldırmış bir kadın o. 
'Görüyorum ki, bir ömrü boşa harcamamışım!' diyebilen bir kadın o. (Kaçımız bunu diyebileceğiz ya da diyebiliyoruz?)
Ne mutlu bize ki, senin gibi bir değer gelip geçmiş ülkemizden Türkan Saylan. 
Tüm yaptıkların ve sağlam karakterin karşısında saygıyla eğiliyorum!
Başka söze ne hacet; Ayşe Kulin'in güzel anlatımıyla kaleme alınmış bu kitabı okuyun ve mutlaka okuyun! 

S. 

Tek ve Tek Başına Türkan
Ayşe Kulin
Everest Yayınları, 379 sayfa, 5. basım, 2011

8 Şubat 2012 Çarşamba

HER ŞEY AŞK İÇİN, Megan Gressor & Kerry Cook


Aşk hikayelerini okumayı kim sevmez ki?
Üstelik ünlülerin aşk hikayelerini...
Koskoca bir magazin sektörü bunun üstüne kurulu...
Bizden size birbirinden ünlü 40 aşk hikayesi...
Sevgililer gününde yapacağımız çekilişle izleyenlerimizden birisine bu kitabı hediye etmek istedik.
Bu yazının altına yorum bırakmanız çekilişe katılmak istediğinizin bir göstergesi olacaktır.
Sevdiklerinizle facebook,twitter,mail,google+,blog this gibi yollarla paylaşırsanız da hem onlar hem biz mutlu oluruz :)
Sevgililer gününüz şimdiden kutlu olsun.
Sevin, Sevilin...

Unutmadan; kazananı 14 Şubat 2012 akşamı yayınlayacağız. O zamana kadar katılma şansınız var:)

Çekiliş Sonucu:
14 katılımla gerçekleştirdiğimiz çekilişimizin kazananı "Bir Yeni Anne" oldu.
Kitabınızı güle güle okuyun...
Katılan herkese teşekkürler...

21 Ocak 2012 Cumartesi

SABAHIN UCU, Sibel Cemali

Dost kitabevindeki adam raftan kitabı alıp bana uzattığında gözlerim dolup, taşınca bu yazının objektif bir yazı olamayacağını anlamıştım. Kitabın -her kitapta olduğu gibi- önce arka kapağını okumak gibi bir yanlışa düştüm. Zira hayatımda ilk defa, arka kapaktaki tanıtım yazısının bu kadar anlaşılmaz olduğu bir kitap tutuyordum elimde. Anlama yetimin eksikliğinden de kaynaklanmış olabilir, bilemedim.
Arka kapaktan bahsetmişken kitabın kapak resmine değinmeden geçmemeliyim.Ressam Sevim Ünal'ın kitabın etkisine katkısı azımsanmayacak ölçüde.
Kitap okuyup, yazarı tarafından imzalanıp elime tekrar geçtikten sonra baştan bir cila yaptım. Öykü kitaplarını okurken, yazarın kendi hayatını anlattığını sanarak okuma yanılgım sanırım hiç geçmeyecek. Sanki roman yazanlar başkalarının hayatlarını, öykü yazanlar kendi hayatlarını yazıyorlar gibi...
Tabi bu, kitabın beni içine çektiği ve gerçek - kurgu ayrımını fark etmemi zorlaştırdığı gibi bir sonuca da götürebilir bizi. Doğruluk payı olduğunu itiraf etmeliyim.
Yazarlar kitaplarının isimlerini nasıl seçerler bilmiyorum ama söylemeden geçemeyeceğim bu kitabı ben yazmış olsaydım "Kaçış" olabilirdi ismi. Belki "Eva'nın Neşesi" yada "Göbek Bağı" yada "Salyangozun Aldanışı"... Anlaşılan bir sıralama yapıvermişim için için. 'Bir okurun buna hakkı var mı?' sorusu gündeme gelir ki o bambaşka bir yazı konusu.
Tekrar tekrar okunası, bazen bir tebessüm bazen de bir karın ağrısıyla biten öykülerden oluşan, suya sabuna dokunan bir kitap. Emeği geçenlerin ellerine sağlık... 
Sahi, kitabın ismini siz ne koyardınız? 


E.




Sabahın Ucu
Sibel Cemali
E Yayınları, 117 sayfa, Kasım 2011