Ne yazsam roman hakkında sanki büyüsünü bozacakmışım gibi geliyor. Gerçekten büyülü bir roman. Kitabın başındaki mektubu dönüp dönüp okudum, kitap boyunca ve hatta bu yazıyı yazmadan hemen önce hatta hızımı alamadım son 10 sayfayı baştan okudum. Biraz daha öne gittim, biraz daha... Baktım olacak gibi değil kitabın başına doğru gidiyorum oturup yazımı yazayım dedim. S.'nin yazdığı gibi sarıp sarmalayan, içine alan hatta hapseden bir roman. Tekrar okumalarımda bile dibine kadar hüzünlendim diyebilirim.
Yine muhteşem tasvirler, yine üstün bir zeka ve espri anlayışı,yine tanıdık isimler, yine aşk, yine Marc Levy...
O kadar sahici yazıyor ki romanda bahsi geçen şahısların gerçekliğini araştıran okuyuculara rastladım internette kitap hakkında okurken...
Ne diyelim üstadın yeni kitaplarını merakla bekliyoruz. Okumadığım son iki kitabını da hazzımı ertelemek için yeni kitabı çıkana kadar bekletiyorum.
E.
Gelecek Sefere
Marc LEVY
Çeviren: Esra ÖZDOĞAN
Can Yayınları, 196 sayfa, Ocak 2007
31 Ekim 2013 Perşembe
24 Ekim 2013 Perşembe
SONSUZLUK İÇİN YEDİ GÜN, Marc Levy
"Anne arkadaşlık ve kardeşlik her şeyden güçlüdür değil mi?" beş yaşındaki oğlumun bu aralar en çok sorduğu sorulardan birisi. Varmak istediği yer daha doğrusu duymak istediği şey "sevginin gücü". Evet, sevgi her şeyin üstesinden gelir. Bunu duymak onu ne kadar rahatlatıyorsa, buna inanmak hatta söylemek de beni o kadar rahatlatıyor.
Marc Levy bu kitabında fantezi dünyasının sınırlarını zorlayarak bir aşk anlatıyor. İyiler ne kadar iyidir, kötüler hep mi kötüdür. Bu savaşı kim kazanır? Savaşları kazandıklarını zannedenler gerçekten kazanmışlar mıdır? Ya kazanmak için kaybettikleri?
Bir şeyi tezadıyla anlatmak en kolay yoldur. Ya tezadını da anlatmak gerekiyorsa? Aşkta ve savaşta her yol mübahtır diyenler acaba ikisinin de özünde aynı şey olduğunu mu düşünüyorlardı? Yoksa birbirlerine dönüşmelerinin an meselesi olduğunu mu biliyorlardı?
Marc Levy bu kitabında fantezi dünyasının sınırlarını zorlayarak bir aşk anlatıyor. İyiler ne kadar iyidir, kötüler hep mi kötüdür. Bu savaşı kim kazanır? Savaşları kazandıklarını zannedenler gerçekten kazanmışlar mıdır? Ya kazanmak için kaybettikleri?
Bir şeyi tezadıyla anlatmak en kolay yoldur. Ya tezadını da anlatmak gerekiyorsa? Aşkta ve savaşta her yol mübahtır diyenler acaba ikisinin de özünde aynı şey olduğunu mu düşünüyorlardı? Yoksa birbirlerine dönüşmelerinin an meselesi olduğunu mu biliyorlardı?
Yazar, kitabının okuyucusuna -o ben oluyorum- bu kadar çok soru sordurmasını bekleyerek mi yazmış bilmiyorum ama kronolojik olarak yayınlanmış üçüncü romanında kendisine olan hayranlığımı bir nebze daha arttırmış bulunuyor. Yazarları daha iyi anlamak, tanımak için yazdıkları romanları sırayla okumanın faydası var mıdır acaba?
E.
Sonsuzluk İçin Yedi Gün
Marc LEVY
Çeviri: Işık ERGÜDEN
Can Yayınları, 233 sayfa, Eylül 2012
2 Ekim 2013 Çarşamba
NEREDESİN, Marc Levy
Bu kitap benim para verip aldığım ve okuduğum ilk ikinci el kitap. Biraz hoyrat davranmış olmam bununla açıklanabilir mi, bilmiyorum. Zavallıcık önce sahilde bir güzel şişti nemden. Daha sonra ülkenin en uç köşelerine benimle seyahat etti ve orada terk edildi. Eski basım bir kitap olduğu için sanırım, internette görseline de rastlayamadım. Bu sebeple benim çekmiş olduğum bu kötü fotoğraf ile idare edeceğiz.
Benim kitapta bıraktığım izlerden gelelim kitabın bende bıraktıklarına. Marc Levy'den, onun ustalığından bahsetmeyeceğim. Yakında blog adını Marc Levy Fan Club olarak değiştirirsek şaşırmayın. Kitap yazarın ikinci kitabı, ilki bence kıyas kabul etmez ama her kitabında sizi sarmayı başarıyor hikayeler.
Bu kadar akıcı yazıp, bu kadar çok soru sorduran başka bir yazar varsa acilen keşfetmemiz lazım.
Zira Marc Levy kitaplarımız neredeyse tükendi.
Roman boyunca sorgulamalar yaşadım. Bunlardan hangisi gerçek aşk? Bu aşk mı? Hangisi gerçek anne? Annelik bu mu?
Yine sıcak, şaşırtan, heyecanlandıran, akıcı bir roman.
Kitabın benden önceki sahibinin kitapta altını çizdiği tek yeri alıntılayarak bir sonraki Marc Levy'e doğru yelken açıyorum.
"Neden var olan her şeyi bir kenara itip var olmayana takılırız? Neden yolunda giden şeylerin tadını çıkarmak varken yolunda gitmeyenleri önemseriz?"
E.
NEREDESİN
Marc LEVY
Çeviren: Sinem YENEL
Can Yayınları, 2005, 240 sayfa
18 Ağustos 2013 Pazar
SİZİ ZAYIFLATABİLİRİM, Paul McKenna
Ömrümün neredeyse yarısından fazlasını bu zayıflama işlerine adamış olduğumu görmek üzücü aslında. Bu okuduğum ne ilk ne de son kitap. Ancak bu kitabı diğerlerinden ayıran önemli bir durum var. Kitapta onu ye, bunu yeme diyen bir liste yok. Çaresizce bir çırpınış bizimki biliyorum. Bu kafayı değiştirmedikçe verip verip kiloları, geri almamak mümkün değil. Kitap bir gecede bitirebileceğiniz, çok şey vaat eden hatta mucize vaat eden bir kitap diyebilirim. Elbette bu işte mucize diye bir şey yok. Kafayı tümden değiştirmenize yardımcı olmaya çalışıyor. Bu uzun ve zorlu bir süreç. Bugüne kadar okuduğum kitapların, gittiğim uzmanların, duyduklarımın, bildiklerimin, bildiğimi sandıklarımın bir kolajı gibi. Bir diyet kitabı değil bir kişisel gelişim kitabı diyebiliriz. Elbette kafayı değiştirmek zor, hem de çok zor ama neden olmasın?
Kitabın en büyük artısı içerisinden çıkan cd. Cd'yi mp3 formatına çevirip yanımda taşımaya başladım. Yaz tatilinde "dur ben biraz zayıflayayım" diyip kulaklıkları takıp dinledim. Sonuç? Tam bir felaket. İnsanı tam bir umutsuzluğa düşürebilir benim deneyimim. Ama siz, siz olun bana bakmayın. Kitabı alın, okuyun sadece bir gecenizi alacaktır. Cd'yi dinleyin. Denemekle hiç bir şey kaybetmezsiniz. Belki de kilo kaybedersiniz. Neden olmasın?
Kitaptan paylaşmak istediğim bir cümle ile bu işe baş koymuş yoldaşlarıma selam ederim.
"Dünyada sevildiğinizi hissettirecek ve iyi hissetmenizi sağlamaya yetecek kadar kurabiye yok"
Michael Neill
E.
Sizi Zayıflatabilirim
Paul McKenna
Pegasus Yayınları, 169 Sayfa, Mayıs 2013
Çeviren: Sibel Demirel
Kitabın en büyük artısı içerisinden çıkan cd. Cd'yi mp3 formatına çevirip yanımda taşımaya başladım. Yaz tatilinde "dur ben biraz zayıflayayım" diyip kulaklıkları takıp dinledim. Sonuç? Tam bir felaket. İnsanı tam bir umutsuzluğa düşürebilir benim deneyimim. Ama siz, siz olun bana bakmayın. Kitabı alın, okuyun sadece bir gecenizi alacaktır. Cd'yi dinleyin. Denemekle hiç bir şey kaybetmezsiniz. Belki de kilo kaybedersiniz. Neden olmasın?
Kitaptan paylaşmak istediğim bir cümle ile bu işe baş koymuş yoldaşlarıma selam ederim.
"Dünyada sevildiğinizi hissettirecek ve iyi hissetmenizi sağlamaya yetecek kadar kurabiye yok"
Michael Neill
E.
Sizi Zayıflatabilirim
Paul McKenna
Pegasus Yayınları, 169 Sayfa, Mayıs 2013
Çeviren: Sibel Demirel
18 Temmuz 2013 Perşembe
SİZİ TEKRAR GÖRMEK, Marc Levy
Keşke Gerçek Olsa ile başlayan aşk, Sizi Tekrar Görmek adlı kitapta aynı karakterlerle yine karşımıza çıkıyor. Marc Levy'nin hayran olduğum kendine özgü hayalgücünün ürünü olan bu kitabın ardından, devamı niteliğinde olan Sizi Tekrar Görmek'i okumak oldukça keyifliydi diyebilirim. İki kitapta da güzel bir aşk anlatılmış. Aslında bir kitap daha olsa da orada da çocukları ve torunları olsa fena olmazdı:P
Özetle, sevdim ben bu ikiliyi. Hem kitapta anlatılan aşkı yaşayan çifti, hem de iki kitaptaki konuların anlatılışını.
Buarada kitabı okumama vesile olan D&R'ın 5 TL'lik kampanyasına ve E.'ye teşekkürler.
Bir sonraki Marc Levy kitabında buluşmak üzere.. :)
Sizi Tekrar Görmek
Marc Levy
Çeviri: Ayça Sezen
Can Yayınları, 2011, 272 sayfa
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



